
Telegram’da “Web3 projesine erken giriş”, LinkedIn’de “Web3 uzaktan iş” ilanı ya da “bu, internetin bir sonraki aşaması” sözü… İlk akla gelen soru genelde şu oluyor: Bu gerçek bir teknoloji mi, yoksa yeni bir pazarlama kelimesi mi?
Kısa cevapla başlayalım. Web3, hesabının bir şirketin veritabanında değil, anahtarı yalnızca sende olan bir cüzdan adresinde durduğu internet fikridir. Bu adrese gelen coin, alan adı, bilet ya da oy hakkı herkese açık bir blockchain’e yazılır; platform kapansa bile kayıt yerinde kalır. Gerçekten kullanılan tarafları var, abartılan tarafları var, adını kullanan dolandırıcılıklar da çok. Aşağıda sırasıyla ne olduğunu, bugün neyin işe yaradığını, nasıl deneneceğini, nerede tökezlediğini ve sahte tekliflerden nasıl korunacağını anlatıyoruz.
Kısa cevap: Web3 tam olarak ne demek
Tek cümleyle: Web3, hesabını ve varlıklarını kullanıcının kendisinin yönettiği internettir. Ethereum’un resmî tanıtım sayfası bunu “oku, yaz, sahip ol” (read-write-own) diye özetliyor ve önceki iki dönemden, yani “yalnızca okunan” ve “okunup yazılan” internetten ayırıyor.
Telefonundaki karşılığı şöyle: Instagram, YouTube ya da e-posta hesabın bugün şirketin sunucusunda duruyor. Şirket hesabı kapatabilir, kuralları değiştirebilir, hizmeti sonlandırabilir; paylaştığın içerik de satın aldığın dijital eşya da onun veritabanındadır. Bir Web3 uygulamasında ise giriş için cüzdan adresini kullanırsın, varlıkların blockchain’e kayıtlıdır. Başka bir siteye ya da uygulamaya aynı cüzdanla bağlandığında her şey yerinde durur. Kimse onu tek taraflı olarak senden alamaz; ama aynı şekilde kaybettiğinde kimse geri de getiremez.
Bu ikinci kısım çok önemli. Web3 kontrolü sana verirken, “kaybedersen ilgilenen kimse yok” sorumluluğunu da sana bırakıyor. Bunu baştan anlamak, aşağıdaki kullanım alanlarını, sınırları ve dolandırıcılıkları çok daha kolay anlaşılır kılıyor.
Terim nereden çıktı: 2014’teki bir blog yazısı
“Web 3.0” ifadesi daha önce başka anlamlarda da kullanılmıştı. Bugün kripto dünyasında konuşulan Web3 ise genellikle Ethereum’un kurucu ortaklarından Gavin Wood’a dayandırılır. Wood, 17 Nisan 2014 tarihli “ĐApps: What Web 3.0 Looks Like” başlıklı yazısında yeni bir ağ tarif etti: içerik şifreli yayınlanıyor, insanlar takma adlarla haberleşiyor, işlemler uzlaşma (konsensüs) ile kaydediliyor ve bunları bir arada sunan bir tarayıcı var.
Yazının arka planında Snowden belgelerinin ardından gelen güven sorgulaması var. Ana fikir şu: Hiçbir hükümete ya da kuruluşa verilerimizi kötüye kullanmayacağı konusunda güvenemiyorsak, sistemi onlara güvenmek gerekmeyecek şekilde kurmalı ve kuralları matematikle, kodla uygulatmalıyız. Bugün Web3 hakkındaki tartışmaların hepsi, destekleyenler de eleştirenler de, bu çıkış noktası etrafında dönüyor.
Terimin geniş kitlelere yayılması ise 2021 civarına denk geliyor. NFT’ler ve token projeleri patlama yaşadı, girişim sermayesi akın etti; “Web3” teknik bir fikirden yatırım ve pazarlama kelimesine dönüştü. Adını kullanan dolandırıcılıklar da tam bu dönemde çoğaldı.
Web1, Web2 ve Web3 yan yana
Ethereum’un sitesi interneti kabaca üç döneme ayırıyor: Web1 yaklaşık 1990–2004 arası, çoğunlukla statik sayfalardan oluşan ve insanların büyük ölçüde yalnızca okuduğu dönem; Web2, 2004’ten bugüne, sosyal medyayla herkesin içerik ürettiği ama içeriğin ve hesabın platforma ait olduğu dönem; Web3 ise denenmekte olan üçüncü aşama. Bir tabloya dökünce:
| Soru | Web1 | Web2 | Web3 |
|---|---|---|---|
| Ne yapabiliyorsun | Sayfa okumak | Okumak, paylaşmak, yorum yapmak | Okumak, paylaşmak ve zincir üstü varlık tutmak |
| Hesabın nerede | Çoğu zaman hesap yok | Platformun veritabanında | Kendi cüzdan adresinde |
| Platform nasıl kazanıyor | Yazılım ve reklam alanı satarak | Reklam ve kullanıcı verisiyle | İşlem ücretleri, tokenlar; model hâlâ değişiyor |
| Sorun olursa kime gidersin | Site yöneticisine | Platformun destek ekibine | Çoğu durumda kimseye; her şey sende |
| Tipik örnek | Portal siteleri, kişisel sayfalar | Instagram, YouTube, Trendyol | Ethereum cüzdanı, ENS alan adı, DAO |
Ethereum’un Web3 tanıtım sayfası. Sağdaki içindekiler bölümünde üç dönemlik ayrımı ve sitenin kendi yazdığı “Web3 limitations” başlığını görebilirsin. Ekran görüntüsü ethereum.org adresinden 2026-10-08’de alındı.
Şunu akılda tut: Bu ayrım Ethereum topluluğundan geliyor; akademik bir tanım değil, bir anlatı. Yıllar yaklaşık. Üç internet bugün aslında yan yana yaşıyor: Sabah Web2 uygulamasında mesajlaşıp öğleden sonra Web3 cüzdanına stablecoin alabilirsin.
“Sahip olmak” pratikte bir cüzdan adresi demek
Web3’ün merkezinde bir site değil, cüzdan var. Buradaki cüzdan para taşımaz; özel anahtarı (private key) saklar. Bu anahtara karşılık gelen herkese açık bir adres vardır, örneğin Ethereum’da 0x ile başlayan karakter dizisi.
- Adres, hesabının ta kendisi. Herkes bu adrese bir şey gönderebilir ve blok gezgininde tüm geçmişini görebilir; ama varlığı dışarı çıkarabilen tek kişi özel anahtarı elinde tutandır.
- Kurtarma kelimeleri, özel anahtarın başka bir yazılışı. Cüzdan kurarken verilen 12 ya da 24 İngilizce kelimeyi kim ele geçirirse, cüzdan tamamen onundur. Bu bir “şifre” değildir; değiştirilemez, “sıfırlanamaz”.
- Giriş yapmak, imza atmak demek. Bir Web3 sitesinde “cüzdanı bağla”ya basıp cüzdanında “imzala”yı onaylamak, “bu adres benim” diye özel anahtarınla kanıtlamaktır. İmzanın kendisi ücretsizdir; ama bazı imzalar “onay” (approve) türündedir ve karşı taraftaki sözleşmenin tokenlarını harcamasına izin verir. Çalınan cüzdanların büyük kısmı bu kapıdan girilerek boşaltılıyor; aşağıda ayrıca anlatıyoruz.
Bu, borsa hesabından farklı bir şey. Borsada gördüğün coinleri borsa senin adına saklar; şifreni unutursan desteğe yazarsın. Kendi cüzdanında bu katman yok. Bunun ters yüzü de var: Thodex 2021’de işlemleri durdurduğunda, kullanıcıların borsadaki bakiyeleri borsanın elinde kaldı. “Web3 kullanıyorum” diyen pek çok kişi aslında yalnızca borsada token alıp satıyor; bu hâlâ Web2 tarzı emanettir. İkisi de kullanılabilir, önemli olan hangisini kullandığını bilmek.
Bugün gerçekten kullanılan Web3 örnekleri
Abartıyı bir kenara bırakınca, aşağıdakiler bugün gerçekten kullanılan ve kendi başına doğrulayabileceğin örnekler:
- Stablecoin transferi. Web3’ün en çok kullanılan kısmı: Bir cüzdan adresine dolar bazlı stablecoin almak, sınır ötesi ya da hafta sonu bile. Stablecoin yazısı gerçek kullanımları, USDT hangi ağ yazısı da yanlış ağa göndermemeyi anlatıyor.
- ENS alan adları. Ethereum Name Service, uzun 0x adresini alice.eth gibi akılda kalan bir adla eşleştirmeni sağlar; sana para gönderen kişi adı yazması yeterli. Adlar yıllık ücretle yenilenir; yenilemezsen başkası kaydedebilir.
- DAO oylamaları. Bazı protokollerde kural değişikliklerine token sahipleri oy vererek karar verir ve oylar herkese açıktır. DAO yazısında gerçek bir oylamaya nasıl bakılacağı var; oyların çoğu zaman birkaç adreste toplandığını göreceksin.
- Belge olarak NFT. Bilet, üyelik veya sertifika NFT olarak verilir, el değiştirme geçmişi zincirde durur. NFT yazısı profil resimleri dışındaki kullanımları ve cüzdanına tanımadığın bir NFT düştüğünde ne yapacağını anlatıyor.
- Merkeziyetsiz finans. Banka olmadan borç verme ve takas; kurallar sözleşmede yazılı. DeFi yazısı banka hesabı olmayanlar için ne işe yaradığını ve sözleşmede açık çıktığında paraya ne olduğunu anlatıyor.
Merkeziyetsiz sosyal medya, merkeziyetsiz depolama, zincir üstü kimlik gibi sık anılan başka yönler de var. Çalışıyorlar, ama kullanıcı sayısı ve deneyim henüz “özellikle gidip kullanmaya değer” seviyede değil. Bilmek yeterli; bunlar için coin almana gerek yok.
Kendin denemek istersen: cüzdan kurmaktan ilk kayda
On tanıtım yazısı okumaktansa bir kez kendin yapmak daha öğretici. Aşağıdaki yol pahalı değil, ilk adımları tamamen ücretsiz. Amaç para kazanmak değil, Web3’ün neye benzediğini görmek.
- Önce ücretsiz kısımla başla. Bir blok gezgini aç (Ethereum için etherscan.io), bilinen bir adresi veya işlem hash’ini ara, “zincir üstü kayıt” neye benziyor gör. Sonra ENS’in sitesinde (app.ens.domains) istediğin adı ara; alınmış mı, yıllığı ne kadar, bak. Bu iki adım için cüzdan gerekmiyor.
- Cüzdanı yalnızca resmî kanaldan kur. MetaMask gibi yaygın cüzdanlar var. Telefonda sistemin kendi uygulama mağazasında ara ve geliştirici adını kontrol et; bilgisayarda cüzdanın kendi sitesinden tarayıcı eklenti mağazasına git. Arama sonuçlarındaki reklamlara ve sana gönderilen indirme linklerine tıklama; sahte cüzdan en yaygın soygun yöntemlerinden biri.
- Cüzdanı oluştur, kurtarma kelimelerini kâğıda yaz. İki kopya yaz, ayrı yerlerde sakla. Fotoğrafını çekme, ekran görüntüsü alma, buluta kaydetme, “destek” olduğunu söyleyen dahil kimseye gönderme. Cüzdan genelde kelimeleri sırayla seçerek kontrol etmeni ister; bu adımı atlama.
- Yalnızca küçük bir miktar koy. Mevcut borsa hesabından bu adrese biraz stablecoin ya da ETH çek veya bir arkadaşından küçük bir transfer iste. Çekerken ağı doğru seç ve adresi önce adres kontrol aracıyla kontrol et. İlk seferde tamamını kaybetsen de sorun olmayacak bir tutar koy.
- Bu işlemi blok gezgininde bul. Cüzdan adresini gezgine yapıştırınca az önceki girişi görürsün: zamanı, tutarı, hangi adresten geldiği. O an gördüğün şey, “herkese açık zincire yazılmış ve senin adresine ait” kaydın ta kendisi.
- Bir adım daha istersen, bir zincir üstü işlem yap. Örneğin ucuz bir ENS adı kaydet ya da bir DAO’nun oylama sayfasında önerilere bak. Cüzdan her imza ya da işlem isteği gösterdiğinde önce ne istediğini oku; anlamıyorsan reddet.
Takılırsan: Transfer gelmediyse önce blok gezgininde işlemin durumuna bak, sonra USDT hangi ağ yazısındaki kontrol adımlarıyla ağı ve adresi doğrula. Cüzdan uygulamasını mağazada bulamıyorsan ya da geliştirici adı tutmuyorsa kurma. Kurtarma kelimelerini yazmadan para gönderdiysen hemen yeni bir cüzdan oluştur, kelimeleri yaz ve parayı oraya aktar. Cüzdanla ilgili sorunlarda yalnızca cüzdanın resmî sitesinde yazan destek kanalını kullan; gerçek destek ekipleri sana özelden yazmaz ve kurtarma kelimelerini istemez.
Sanıldığı kadar merkeziyetsiz değil: şirketlere bağlı kalan noktalar
Web3’ün sloganı merkeziyetsizlik, ama pratikte pek çok kritik halka hâlâ birkaç şirketin elinde. Şifreli mesajlaşma uygulaması Signal’in kurucusu Moxie Marlinspike, Ocak 2022’de çok paylaşılan “My first impressions of web3” yazısında bunu somut örneklerle gösterdi:
- İnsanlar kendi düğümünü çalıştırmıyor. Ona göre insanlar kendi sunucularını çalıştırmak istemiyor. Sonuçta Web3 uygulamalarının ve cüzdanların büyük çoğunluğu blockchain verisini birkaç şirketin arayüzü üzerinden okuyor (Infura ve Alchemy’yi adıyla anıyor); cüzdanlar da bu arayüzlerden gelen yanıtı genellikle ayrıca doğrulamıyor.
- NFT’nin görseli çoğu zaman zincirde değil. Zincirde genellikle yalnızca bir web adresi tutuluyor ve bu adres sıradan bir sunucuyu gösteriyor. Marlinspike bir deney yaptı: Aynı NFT, OpenSea ve Rarible’da normal görünürken alıcının cüzdanında bir kaka emojisine dönüşüyordu. OpenSea NFT’yi kaldırdı; zincirde yine duruyordu ama yaygın arayüzlerden bu şekilde silinmiş oldu.
Bu, Web3’ün işe yaramadığı anlamına gelmiyor; şunu hatırlatıyor: “Zincire yazıldı” demek her halkanın şirketlerden bağımsız olduğu anlamına gelmez. Gördüğün arayüz, kullandığın cüzdan, bağlandığın düğüm hâlâ kural değiştirebilen, çökebilen ya da düzenleyici talebiyle içerik kaldırabilen bir şirket olabilir.
Ethereum’un kendi sitesinde yazan dört sınır
Web3’ü en çok savunan Ethereum’un resmî sitesi bile tanıtım sayfasında “Web3’ün sınırları” başlığı altında dört madde sayıyor:
- Erişilebilirlik: Zincir üstü işlem ücretleri bazı dönemlerde çok yüksek; geliri düşük bölgelerdeki kullanıcılar için ciddi bir engel.
- Kullanıcı deneyimi: Sitenin ifadesiyle, Web3’ü kullanmanın teknik eşiği bugün hâlâ fazla yüksek.
- Eğitim: Kullanıcıların özel anahtar, imza ve geri alınamayan işlem gibi kavramlar için farklı bir düşünme biçimi edinmesi gerekiyor.
- Merkezi altyapı: Ekosistem hâlâ GitHub, Twitter, Discord gibi merkezi platformlara büyük ölçüde dayanıyor.
Bu dört maddeyi önceki bölümle yan yana koyunca, destekleyenlerle eleştirenlerin aslında aynı sorunları kabul ettiğini görürsün; ayrıldıkları nokta, bunların zamanla çözülüp çözülemeyeceği. Senin için sonuç çok pratik: Bugün kullanacaksan pürüzlü bir deneyimi ve hatanın sorumluluğunun sende olduğunu kabul etmen gerekiyor. “Yeni internet geldi, kaçırma” baskısıyla para yatırma.
Eleştirenler ne diyor
Teknik sorunların yanında, “Web3 aslında kimin” sorusuna yönelik bir eleştiri de var. Twitter’ın kurucu ortağı Jack Dorsey 21 Aralık 2021’de, Web3’ün sahibinin kullanıcılar değil, girişim sermayedarları ve onlara para veren yatırımcılar olduğunu yazdı. Kastettiği şuydu: Pek çok projede tokenların büyük kısmı en baştan yatırım fonlarına ve ekibe ayrılıyor; dağılıma bakınca “kullanıcıların sahip olduğu internet” iddiası tutmuyor. Bu tartışma o dönem Fortune dergisi gibi yayın organlarında da yer aldı.
Bu eleştiri, tek tek projeleri değerlendirirken işine yarar. Kendine Web3 diyen bir projeyle karşılaşınca önce token dağılımına bak: Ekip ve erken yatırımcılar ne kadar alıyor, kilitler ne zaman açılıyor. 5 adımda değerlendirme yazısında sorulacak soruların tamamı var; başarısız projeler yazısı da dağılımı çok dengesiz projelerin genellikle nasıl bittiğini gösteriyor.
Web3 adıyla gelen beş dolandırıcılık
Web3 kelimesi dolandırıcılık değil; ama kulağa yeni geliyor ve parayla ilgili, bu yüzden çok kötüye kullanılıyor. En sık görülen beşi aşağıda. Hangisiyle karşılaşırsan karşılaş, uzaklaşabilirsin:
- “Garantili Web3 yatırımı”. Telegram ya da WhatsApp grubunda ders anlatılır, sabit günlük getiri veya katlama vaat edilir, sonra senden onların verdiği sitede ya da uygulamada para yatırman istenir. Kâğıt üzerinde kazanırsın; çekmek istediğinde önce “vergi” ya da “teminat” ödemen istenir.
- “Web3 ofisi / uzaktan iş”, ama önce sen ödüyorsun. “Zincir üstü görevli”, “düğüm operatörü” ilanları; önce cihaz almanı, eğitim ücreti ödemeni ya da kendi cüzdanınla “işlem yapmanı” isterler. Gerçek bir iş, işe başlamadan senden para istemez.
- “Cüzdanını bağla, airdrop al”. Tanımadığın siteler, özel mesajlar, yorumlardaki linkler ödül için cüzdan bağlamanı ister; açılan pencere aslında bir onay imzasıdır ve onayladığın an karşı taraf tokenlarını çekebilir.
- Sahte cüzdan ve sahte destek. Arama reklamındaki “cüzdan sitesi”, grupta paylaşılan kurulum dosyası, sana kendiliğinden yazan “teknik destek”: hepsinin hedefi kurtarma kelimelerin.
- “Çalınan varlığını geri alırız”. Dolandırıldıktan sonra kendini hacker, avukat ya da “zincir üstü takip şirketi” olarak tanıtan biri ortaya çıkar ve önce hizmet bedeli ister. Bu, mağdurları hedefleyen ikinci tur dolandırıcılıktır.
Beşinin ortak noktası tek: Senden önce para ödemeni, kurtarma kelimelerini vermeni ya da anlamadığın bir onaya basmanı istemeleri. Bunu hatırlarsan tuzakların çoğundan uzak durursun. Başarısız projeler yazısındaki dolandırıcılık işaretleri başka ipuçları da veriyor.
İzin verdiysen ya da dolandırıldıysan: sırayla yapılacaklar
Bir adım geç kaldıysan, hızdan çok sıra önemli:
- Önce onayı iptal et. Yalnızca şüpheli bir onay verdiysen ve para henüz gitmediyse, hemen blok gezgininin onay kontrol sayfasını aç (Ethereum’da Etherscan’in Token Approval Checker’ı; revoke.cash gibi araçlar da var), cüzdanını bağla, tanımadığın onayı bul ve iptal et. İptal işlemi de küçük bir ağ ücreti ister.
- Kalan varlıkları taşı. Sızan şey kurtarma kelimelerinse onay iptali işe yaramaz; karşı taraf cüzdanın tamamını kontrol edebilir. Hemen yeni bir cüzdan oluştur, kalanları oraya aktar ve eski cüzdanı bir daha kullanma.
- Kanıtları sakla. İşlem hash’leri, karşı adres, site adresi, yazışmalar ve ekran görüntüleri; hepsini bir kerede kaydet. Dolandırıcıların siteleri ve grupları çoğu zaman birkaç gün içinde kaybolur.
- Şikâyette bulun. En yakın Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçeyle suç duyurusunda bulunabilir ya da Emniyet’in Siber Suçlarla Mücadele birimine başvurabilirsin; işlem hash’lerini, dekontları ve yazışmaları yanında götür.
- Borsaya haber ver. Para bir borsanın adresine gittiyse, işlem hash’ini ve şikâyet belgeni o borsanın destek ekibine gönder. Elinde resmî başvuru olduğunda borsanın dondurma talebine yanıt verme ihtimali artar.
Sonrasında “geri alabiliriz” diyen biri kendiliğinden ulaşırsa, ne kadar profesyonel görünürse görünsün para ödeme. Gerçek takip yalnızca savcılık, kolluk ve mahkeme üzerinden yürür. Para başka coinlere çevrilip çok sayıda adrese dağıtıldıysa geri gelme ihtimali düşük; bunu erkenden kabul etmek, üzerine para eklemekten iyidir.
Türkiye’de durum: ödeme yasağı, 7518 sayılı Kanun ve SPK listesi
Web3 uygulamalarının sınırı yok, ama yaşadığın ülkenin kuralları var. Türkiye’de bilmen gereken üç nokta:
- Kripto ile ödeme yapılamıyor. TCMB’nin 16 Nisan 2021’de Resmî Gazete’de yayımlanan Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmamasına Dair Yönetmeliği 30 Nisan 2021’de yürürlüğe girdi. Yönetmeliğe göre kripto varlıklar ödemelerde doğrudan veya dolaylı olarak kullanılamaz. Yani bir Web3 cüzdanında coin tutabilirsin, ama bir mağaza ya da ödeme kuruluşu üzerinden kriptoyla alışveriş yapılamaz.
- Kripto varlık hizmet sağlayıcılar SPK iznine tabi. 2 Temmuz 2024’te Resmî Gazete’de yayımlanan 7518 sayılı Kanun, Sermaye Piyasası Kanunu’nu değiştirerek kripto varlık hizmet sağlayıcılarını SPK’nın iznine bağladı.
- SPK’nın “Faaliyette Bulunanlar Listesi” izin belgesi değil. SPK, listede yer almanın kuruluşların yetkilendirildiği anlamına gelmediğini sayfasında açıkça yazıyor. Liste güncel kararlarla da işaretleniyor: Örneğin 23 Eylül 2026 tarihli kararla Bitexen’in faaliyetleri mevcut müşterilerle sınırlandı; yeni müşteri kabul edemiyor ve yeni kripto varlık listeleyemiyor. Bir platformu kullanmadan önce bu listeye ve yanındaki notlara bak; listede hiç olmayan ama sana kendiliğinden ulaşan bir platformu uyumsuz say.
Bu bölüm bir hatırlatma, hukuki görüş değil. Kurallar hızlı değişiyor; işlem yapacağın gün SPK’nın sayfasına bir kez daha bak, emin olamadığın konularda bir avukata danış.
Sıkça Sorulan Sorular
Web3 ile blockchain aynı şey mi?
Hayır. Blockchain kayıt tutma teknolojisidir; Web3 ise hesapların, varlıkların ve kuralların blockchain üzerinde tutulduğu ve kullanıcının kendi cüzdan adresiyle yönettiği bir internet fikridir. Bir şirketin iç tedarik zinciri kaydı gibi, Web3 ile hiç ilgisi olmayan blockchain kullanımları da vardır.
Web3 dolandırıcılık mı?
Terimin kendisi dolandırıcılık değil; ENS alan adları, DAO oylamaları ve stablecoin transferleri bugün gerçekten kullanılıyor. Ama bu kelimeyi kullanan çok sayıda sahte teklif var. “Garantili Web3 yatırımı”, “ücretli Web3 iş ilanı”, “cüzdanını bağla, airdrop al” diyen her teklifi dolandırıcılık say.
Web3 cüzdanının kurtarma kelimelerini kaybedersem geri alabilir miyim?
Hayır. Kendi kendine saklanan cüzdanların müşteri hizmetleri veya “şifremi unuttum” seçeneği yoktur. Telefon ve cüzdan hâlâ açılıyorsa hemen yeni bir cüzdan oluştur, varlıkları oraya aktar ve yeni kelimeleri kâğıda yaz. Telefon da yoksa o cüzdandaki varlıklara bir daha erişemezsin.
Web3’ü anlamak için önce coin almam gerekir mi?
Gerekmez. Cüzdan kurmak, bir ENS adını aramak, bir DAO’nun oylama kayıtlarına bakmak veya blok gezgininde bir işlemi incelemek ücretsizdir. Yalnızca zincir üstünde gerçek bir işlem yaptığında, yani transfer, ad kaydı ya da zincir üstü oy verdiğinde küçük bir ağ ücreti ödersin.
Web1, Web2, Web3 ayrımı ve dört sınır Ethereum’un Introduction to Web3 sayfasından; terimin kökeni Gavin Wood’un 17 Nisan 2014 tarihli ĐApps: What Web 3.0 Looks Like yazısından; düğüm arayüzleri ve NFT deneyi Moxie Marlinspike’ın 7 Ocak 2022 tarihli My first impressions of web3 yazısından; Jack Dorsey’nin sözleri Fortune’un 22 Aralık 2021 tarihli haberinden; ödeme yasağı 16 Nisan 2021 tarihli Resmî Gazete’den; liste notu ve Bitexen kararı SPK’nın Faaliyette Bulunanlar Listesi sayfasından alındı. Hepsi 2026-10-08’de kontrol edildi.
